başkasının

someone else's

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • davul birinin boynunda, tokmak bir başkasının elinde — sorumluluk birinde olmasına karşın bir başkasının sözü geçiyor anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boyunduruk altına girmek — başkasının baskısı altında kalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ceremesini çekmek — başkasının yol açtığı zararı ödemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • düğün pilavıyla dost ağırlamak — başkasının kesesinden veya elinden ikramda bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • köseyle alay edenin top sakalı kara gerek — başkasının eksikleriyle eğlenen kimsenin kendisi kusursuz olmalıdır anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tercüman olmak — başkasının düşüncesini ve duygusunu bildirmek, dile getirmek, anlatmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • haraç yemek (veya almak) — başkasının sırtından geçinmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sakalı ele vermek (veya kaptırmak) — başkasının sözünden çıkmayacak bir duruma düşmek Yumuşak durmak, yalvarmak, sakalı ele vermek demektir, sonra artık evin idaresi ne olacak? M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dizginleri ele vermek — başkasının yönetimini kabullenmek O koşturmalar yakayı kaptırışın, dizginleri ele verişin açıklamaları gibi geliyordu ona. T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hazıra konmak — başkasının emeğiyle ortaya çıkmış bir şeyden yararlanmak Hazıra konmak istemeyen şair, yeni söyleyişler aramak zorundadır. O. V. Kanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • keçiye can kaygısı, kasaba et (veya yağ) kaygısı — başkasının büyük zararı karşısında kendi küçük yararını düşünenler için sitem olarak söylenen bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.